YONCA SARIGÜL

Toprakla Başlayan Hikâye

1977'de Almanya'da doğdu, 1985'te İstanbul'a yerleşti. Bahçeli bir evde büyüdü; toprakla iç içe ekip biçtikleri o bahçe, belki de hayatının ilk aromaterapi dersiydi — henüz adını bilmediği bir bilgelikle.

Doğru Yolu Ararken

Üniversitedeki işletme mezuniyetinin ardından, farklı sektörlerde uzun yıllar çalıştı. O yıllarda bile doğaya duyduğu o dinmeyen merak hep içindeydi — bulduğu her otu avucunda ısıtıp kokusunu içine çekerdi. "Aromaterapi" kelimesini ilk duyduğu an, kendinde bu yolculuğa çıkma cesaretini buldu.

Bir Dönüşüm Anı

2019'da bambaşka bir kapı açtı: aromaterapi, doğal kozmetik üretimi, sabun, mum ve tütsü yapımı eğitimleriyle kendini yeniden inşa etmeye başladı. Asıl dönüşüm pandemiyle geldi. Önce kullandığı ürünleri kendi elleriyle üretmeye başladı; sonra öğrendiklerini hayatına, ardından bir işe dönüştürdü. Aynı dönemde 150'ye yakın tarihî parfüm kitabına ulaştı, Türkçeye çevirip tek tek inceledi — kadim bilgiyi kendi elleriyle yeniden keşfetti. Karar ani oldu ama yönü netti: kendi ayakları üzerinde durmak istiyordu, ve yapabileceği en doğru iş üretmekti.

Bilgiyi Toplarken

NAHA sertifikalı bir aromaterapist olarak iki yıllık bir eğitim sürecinden geçti; klinik aromaterapi alanında da çalışmalarını sürdürdü. Belli bir ekole bağlı kalmadı — kadim bilgiyi günümüzün bilgisiyle harmanlamayı, eskiyle yeniyi aynı potada eritmeyi tercih etti.

Sahnenin Arkasında

Shinar'dan önce, adını saymakla bitmeyecek kadar çok markaya fason üretici olarak emek verdi: Max Royal Belek, Radisson Otel Bodrum, Women Love You Beauty, Dr. Mustafa Ulubay, Caliner, Fleur & Fume, Lagus Kozmetik, Elvi Aromaterapi ve daha fazlası. Bu markaların formülasyonlarının tamamı kendi elinden çıktı — sahnenin arkasında, ama her ürünün kalbinde.

Shinar'a Doğru

2021'de Halare Aromaterapi'yi kurdu. Shinar Naturals ise 2025'in Ocak ayında şekillenmeye başladı — yıllarca biriken bilginin, denemenin ve sabrın vardığı nokta.

Hâlâ Meraklı

Bugün kendini bir "aromaterapist" olarak tanımlıyor, ama bir o kadar da bir Ar-Ge tutkunu: sürekli yeni bir şey denemesi, geliştirmesi gerektiğini hissediyor. İş dışında da hayatı aynı: dağlar, ormanlar, kanyonlar, doğa, kokular. Hiç bitmemiş, belki de hiç bitmeyecek bir merak.